YALANSIZ HAYAT

image

Tiyatroyu tek şekille anlat deseler çoğu insan maske resmi çizer. Yani maske, rol görevindedir. Maske bazen de insanın hayal gücünü zorlar. Maskenin altında saklanan gerçek yüzü merak eder.
Üniversite yıllarında aklımda kalan ders notlarına göre maske yirmi bin yıldan fazla zamandır insan hayatındaymış. Değişik amaçlar için kullanılmış. Tiyatrolarda,  eğlencelerde, dans gösterilerinde kullanılmış. Bazen de bir korku objesi olarak kullanılmış. Fakat her kullanıldığı yerde, maskeyi takan kişinin gerçek yüzünü, kişiliğini gizlemeyi başarmış.  Yani çok uzun yıllardan beri maskeler, saklanmak amacıyla kullanılmış. Bazen olumlu olarak işe yaramış, bazen de kullananı olmasa da karşıdaki insanları üzmüş. Bu satırlarda bahsettiğim görünen ve dokunulan maske yani bir eşya…
Peki, çevremizde pek çok arkadaşımızın kullandığı, onları tanımamızı engelleyen maskeler… Onlar hakkında neler biliyoruz? Toplumda bu tür insanları “ikiyüzlü” diye tanımlarız. Bu tür insanlar olduğu gibi görünmezler. Kişilik maskesinin kullanarak adeta o anlık bambaşka bir kimliğe bürünürler. Kendileri bile o anda maskenin ardındaki kişiliklerini görmezler. Bir anlamda “-miş gibi” davranırlar ve o şekilde yaşarlar. Gerçek bir arkadaş gibi olurlar, severmiş gibi yaparlar, mükemmel bir kişilik görüntüsü verirler. Zaten maskenin anlamı da bu değil midir? “Başkalarınca tanınmamak için yüze geçirilerek kullanılan takma yüz.” Bir diğer deyişle  “aldatıcı görünüş veya davranış” diyebiliriz.
Peki, insanlar kendi davranışlarının yanlış olduğunu biliyor. Taktığı maskenin olumlu davranışlar sergilediğini anlıyor. Buna rağmen niçin taktığı maskenin kalıcı olmasını sağlamıyor da tekrar eski görüntüsüne dönüyor? Niçin göstermelik davranıyor?
Kim bilir? Belki iyi insan olmak zordur? Belki de bir müddetliğine kötü görüntülerinden uzaklaşmak istiyorlar, ama devamlılık sağlayamıyorlardır. Veya geçici bir süre olsa da toplum içinde daha saygın, daha önemsenen kişiler olabilmek için… Yani takma bir yüzün sağlayacağı avantajlara ihtiyaç duydukları için… Tabi ki bu avantajın, bu faydanın geçici bir süre olduğunu onlar da biliyorlar.
Ama unutulan bir nokta var. Bu takılan maske kesinlikle bizim değil. Aynen emanet olarak alınıp üzerimize giydiğimiz bir elbise gibi. O elbiseyi giyinip aynaya baktığımızda bize ait olmadığını görürüz. Aynı şekilde elbiseyi üzerimizde gören başkaları da bunu kolaylıkla anlar.
Mademki maske takmaya ihtiyaç duyuyoruz; demek ki kendimizin de hoşlanmadığı, beğenmediğimiz yönlerimiz, davranışlarımız var. O halde geçici çözüm olarak maske takmayalım. Kötü, beğenmediğimiz taraflarımızı biliyoruz, o yönümüzü değiştirelim. Böylesi daha kolay olacaktır. Şu hayatta gerçek yüzümüzle ve cesaretle ayakta duralım. İşte o zaman, kimseye muhtaç olmadan ve minnet duymadan gerçek benliğimizle bir şeyler yapmanın zevkini yaşarız.

Mevlana ne güzel demiş:
“Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol!”
Kendimizi ve diğer insanları kandırmayalım, sahte yüzleri çıkaralım.

Minik Davşan

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s