BAHAR GELDİ AŞK BAŞKA ❤

image

“İçime doğru yol aldıkça daha çok buluyorum seni.. Aşk.. ” ❤️

Dışımda seni bulamadıkça, bulsam da ulaşamadıkça öyle bir Can’ım yanıyor ki.. Kalbim yerinden sökülecek sanıyorum acıdan.. Köklerini çok derinlere salmış asırların çınarı gibi kocaman güçlü kalbim sensizliğin can acıtıcı depremi ile öyle bir sökülüp oynuyor ki yerinden, sanırsın ki ilahi güç gelmiş de göklerden, yeryüzündeki bu devasa çınarı tutup sarsarak çekiyor yukarı doğru.. Esaslı kökler toprağını bırakmak istemez.. O yüzden ince kök bağları çatır çatır koparken ayyuka çıkan çığlıklar derinlere uzanan köklere ulaştıkça neyin ne olduğunun daha bir farkına variyorum sanki en derininden yüreğimin.. Ağaç mıymışım ben, çınar misali, kökerim de var, hem de sapasağlam derinlere uzanan.. Hangi topraktayım, ne kadar derinlere gidebilmiş köklerim burada, yayılabilmiş miyim gönlümce bu toprağa enine boyuna? Ya ince damarlarım?.. yeterince besleniyor muyum? suyum, toprağım, havam, güneşim..? İyiydim ben böyle yaşayıp gidiyordum bir başıma ulu bir çınar gibi.. Ne oldu da sallıyor şimdi bu hayat beni?! Neler oluyor ! Hani koca çınarlara bir şey olmazdı?! Köklerimden canhıraş söküyor beni acımasız hayat, canımı yaka yaka hiç aldırmadan acı yangın çığlıklarıma.. Neler oluyor ya. Reva mı şimdi bu bana?! Ben olanından memnunum hamdolsun, yüreğim aşk aşk diye yanıyor içimden derken ve bir anda yükselen  aşk çığlıklarım ayyuka çıkmışken, gerçek aşkın mutluluğunu dilemiştim senden sadece.. Akan sulara bırakmıştım gönül dileklerimi sen iste dedin diye hatırla?! Ne oldu da kızdın şimdi sen bana?! Öfke ile sallayıp sökmek istiyorsun kalbimi? Sonra fırtınalar misali estiriyorsun rüzgarlarını üzerime üzerime.. Sanki yıkmak istiyorsun tohumundan kendi yarattığın sapasağlam çınarını?! Neden ki?! Anlat bana n’olur neden ki tüm bunlar?! Yangın yerine döndü bir anda kalbimin en hassas, en sevecan, en duyarlı, en kırılgan köşesi.. Hayallerden eser kalmadı.. Ne de umutlara vesile.. Ne yangınlar geçti bu gönülden.. Ama görmedi böylesi derinden sarsanını.. kalbimin en derinlerini sızım sızım farkına vardıran, canı’ını kalbimden söküp alan, ne olduğunu bile anlamadan sarsa sarsa can yakan acısını.. Bu nasıl bir yan’gınlık ya  dedikçe acıdan sana sığındıkça görürüm onun yüzünü kalbimde.. Ben  bu nasıl iş?! “Zihnim yine oyun oynuyor sadece, inanma sakın..” dedikçe kendime.. içimdeki tatlı sevgi dolu nazik bilge ses “Dur.. Der..”

“Bu sefer kendine güvenmeyi dene..” “Sana o sürette görünen kim?! Öyle görünüyorsa vardır bir bildiği elbet..!” “Yok zihnin oyun oynuyorsa ve onu yöneten de sen isen.. Vardır bir bildiğin!..” “Malum.. Bir “Sen” var senden içeri..” “Bunca yıl ömrün boyu boşa mı eğittin, eğitildin, öğrendin, yol aldın Öz’e doğru.. Kendince, kararınca, olduğunca, yettiğince, anladığınca..” Azdır çoktur bildiğince ve bilmediğince, şimdi Öz’e güvenme vaktidir!. Sessizce.. Derince.. Derinleştikçe, onu görmen.. Dışta aklını erdiremediğin şekil ve şekilsizliklerce.. şaşkınlaşıp şaşkınlaşıp içe döndüğünce.. Kalbinin ta içi sızım sızım yandıkça, derinleştiğince.. Hepsi Aşk’tır..  Aşk’tandır.. Gerçek Aşk’tır tek gerçeğin.. Sen bunu dilememiş miydin?! Seni ne çok sever ki “O” sana direkt kendini getirmiş.. Can’da Can bulasın.. Can’ına Can olasın diye..”

Ama.. Nasıl?! Ama “O” Aşk’tır. Sevgi’dir.. Şefkat’tir.. Sarıp sarmalar sıcacık kollarıyla güven verir bana.. Koruyup kollar beni hiç gerek kalmaz başka bir şeye, yer yerinden oynasa beni bırakmaz bir başıma.. Bu nasıl iş şimdi iyice kafam karıştı?!.. Kalbim yanıyor.. Canım acıyor… Yüreğimden can kopuyor.. İçim buruluyor.. Gözümden yaş dinmiyor.. Yerle bir oldu tüm değerim, değerlerim acıyıp da gören yok.. Yangın yeri yüreğim söndüren yok.. Bu nasıl aşk? Bu nasıl sevgi? Bu bana reva mıydı? Hiç mi sevmedi beni? Hiç mi acımadı? nasıl kıydı bana?
Ya bu tertemiz yüreğime?!..

….

– Peki hiç düşündün mü?!..

“Belki tertemiz yüreğin, o kadar da duru kalamıyor her an, sen bunca eski ve sana bile ait olmayan korku, endişe yüklü düşünceye kulak astıkça.. Hem belki de.. Hayatın senin için en yüksek hayrına olanı getirmesine direnç gösterdikçe en çok Can’ın Acı’yor aslında..

Ve belki de..

“Aşksız sandığın bu hal, Aşk’tan gayrı hiç bir şey değil

Gia.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s