ATTİLA İLHAN DAN IKIMIZI ANLATAN.

Ben seni bir okyanusun derinliginde buldum da sevdim. Parlak bir inciydin benim için. Paha biçilmez bir inci .Ben seni soguk ve yagmurlu bir günde Seni düsünürken gülüsündeki sicakligin içime dolup da beni sardigi bir anda sevdim Seni sadece selvi boyun,siyah saçlarin yada kara gözlerin güzel bir yüzün var diye degil fikirlerinle,konusmandaki güzelligin ve benim o kor halde yanan yüregimle sevdim .Ben seni derinden ve hissederek sevdim. Her kalp atisimda vücudumun dört bir kösesine yayildigini beni sardigini her nefes alisimda cigerlerime isledigini bilerek sevdim .Seni kis gecelerinin o soguk yataginda birlikte uyuyup beni isittigin yaz sicaginda uyuyamayip sikintilarim oldugun ve rüyalarimda bulustugumuz gecelerde sevdim. Seni ellerinden tutup kanimin kaynadigi kalbimin yerinden firlayacagini hissettigim anlarda o ıslak dudaklarinla beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim. Ben seni o sensiz anlardaki bos ve degersiz geçen dakikalarda kayip zamanlarimizda,seni arayip bulamadigim çaresizlik içinde oldugum,içki sofralarini dost bildigim anlarda sevdim .Sen ne kadar uzak olsan da, aramizdaki kilometreler nasil çoksa bende seni o kadar yogun ve o denli çok sevdim. Seni kalbimde yanan atesin ile zihnimde olusan hayallerin o ay parçasi çehrenle bana derinden bakan o gözlerindeki isiltiyi görecegim anlari beklerken kalbimin yanip tutustugu anlarda gelip o bu atesi alevlendirerek bana sarilarak beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim.

Korkuyorum! Hakkettigin mutlulugu sana verememekten korkuyorum. Seni beni sevdiginden fazla sevememekten korkuyorum. Senin sevgine layik olduktan sonra baskalari tarafindan o sevgiyi kaybetmekten korkuyorum. Seni kazandim derken kaybetmekten korkuyorum. Aramizdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum. Senin kalbini daha fazla kirmaktan korkuyorum. O temiz ve masum göz yaslarini daha fazla akitmaktan korkuyorum. Evet korkuyorum; seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten Sana kendimi ifade edememekten korkuyorum. Yada yanlis anlasilmaktan korkuyorum. Uçurumun kenarinda yalniz kalmaktan korkuyorum. Dostluguna doyamadan uluorta yalniz kalmaktan korkuyorum. Yüregimdeki o ince sizinin bir gün çogalmasindan ve beni sarmasindan korkuyorum. Sevgi denen güzelliginin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum. Dostlugun ölüp yerine nefretin yesermesinden korkuyorum. Korkuyorum evet; seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kiyamiyorum uzaktan seyrediyorum çünkü; Seni daha fazla incitmekten korkuyorum. Ömründe yasadigin mutlulugu huzuru sana yasatamamaktan korkuyorum. Sana kalbimden fazlasini verememekten korkuyorum. Sonunda sana gözyasindan baska bir sey birakamamaktan korkuyorum. Seni sevmekten degil; dostlugunu suiistimal etmekten, Seni kaybetmekten ve degerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap verememekten korkuyorum. Belki de çok fazla korkuyorum ÇÜNKÜ; BEN ILK DEFA SEVIYORUM. Attila ilhan.

Ve ben seni sana kalbim ile geldim sana dediğin an çok daha sevdim.Çok daha…….. İYİKİ DOĞDUN İYİKİ VARSIN ÖMRÜM.

Nefesime ve anlayabilenlere.

Hayatım boyunca hiçbir yanlışı yapmaktan kendimi geri çekmedim. Asla insanların gözünde rezil olurum düşüncesiyle yapmak istediğim şeylerden vazgeçmedim. Hal böyle olunca, çok kez rezil olurum dediğim ve çok kez yapmaya döndüğüm yüreğimi bir bıçak gibi kestiği zamanlar da oldu. Ama dönmedim.Ben, insanın başına ne gelirse gelsin, başına gelen her şeyin -en berbat şeyin bile- zamanla insana iyi geleceğine, fayda sağlayacağına inanmışımdır hep. Yaşım 40 küsür lere yaklaşırken, şöyle bir geriye bakma ihtiyacı duydum son zamanlarda ve baktım. Uzun uzun baktım dostlarım. Aslında başıma gelen en kötü şeyin bile, zaman geçtikçe beni gülümsettiğini, yüzümü gülümsetmese de içimi gülümsettiğini farkettim. Sevgilisinden ayrılıp depresyona giren bir insana teselli vermeye çalışmıyorum çünkü onu anlıyorum. Uyuşturucu kullandığı için ona nasihat vermeye çalışmıyorum çünkü onu anlıyorum. Ateist olup, iki lafından biri tanrı olanı yadırgamıyorum çünkü onu anlıyorum. Kapitalizmi eleştirerek kapitalizmin köpeği olan insanı yadırgamıyorum çünkü onu anlıyorum. Reel hayatta sosyalize olamayıp, sosyal medyada aşırı sosyalize takılan insanları anlıyorum. Alçakgönüllü olmayıp, alçakgönüllü görünmek isteyen insanları anlıyorum. Bilmediğini bilmiş gibi yapan insanları da anlıyorum, anlıyoruz, anlamalıyız dostlarım. Ne demiş filozofun teki; Ne gülüyorsun? Anlatılan senin hikayendir! Ve ben diyorum ki ikimiz varlıktada yoklukta da biriz.

FELSEFE YAPMA ☺

Bir kalem nasıl güçlü olur?

Bir kağıt nasıl anlam kazanir?

Bir beyin ne kadar güçlü düşebilir kağıda?

Çığlıktır bu yaşamın adı.

En uzun gün olan gün de çığlık çığlığa düştüm anamın rahminden.

Dedi hayat “insanlar keskin bıçak, ben değilim keskin ve zor olan.”

Ben dedim keskin sırtında yürürürüm, yürüyorum yara bandı bunun için var.

Dedi hayat dünya şöyledir böyledir. 

Dedim kes sesini artık o böyle şu şöyle.

Dedim son paramı nefesimi görmek için bilet parası almak için verdim.

Öyle senin gibi felsefik bakamayacağım dünyaya.

SORGULAMAYACAKSIN.


Sorguladığın an MUTSUZ luğun startını verdin demektir.Yani geçmiş olsun..Mutluluk her insanın kapısıni bir defa çalar.Kapıyı açıp misafir eden vardır Sorgulayıp korkuya kapılarak kapıyı kapatan vardır…Bu bağlamda eğer kapınıza mutluluk gelirse sorgulamayın içeri buyur edin bir çay ikram edin.Göreceksiniz yaşamınızda herşey daha farklı olacaktır…
Öyle işte.

Ve bir çay daha içer miyiz nefesim.