AŞK_I BADE

Sevgi değişik ve çeşitli bir duygu, olgu vs. Sevgi hem her şey, hem hiçbir şey. Sevgi acıdır, sevgi tatlıdır, tuzlu, ekşi, mayhoş… Bir kralın ziyafet sofrası gibidir mesela. Masanın etrafında çeşit çeşit yüzler, üzerinde hiç bilinmedik, görülmedik yiyecekler, içecekler. Bazen sevgiyi o masadakilerin gözlerinde ararız, -bilmediğimiz şey kralın sofrasında dalkavuk eksik olmaz.- Belki bu uğurda kraldan çok kralcılara aldanırız, canımız yanar. Kafamızı hizmet eden uşağa çevirdiğimizde anlarız ki asıl sevgi odur. Bazen de durum tam tersi olur. Şefkat bakan gözlere aldanırız, hâlbuki yanımızda duran sert suretlilerdedir sevginin özü. “Parayla imanın kimde olduğu belli olmaz” diyen, hiç tanımadığım sevgili atam, ne olurdu biraz sevgiden de anlasan?

Sevgi çok çeşitlidir. Yaşanılanı ve yaşatılanı da öyle. Hiç bir parmak izinin bir olmadığı gibi… Bazen sevgi elimizi yakabilir, canımızı acıtabilir. Ölmek ya da yitip gitmek, meziyeti olamaz bir sevginin. Batan hayal kırıklarını sabırla ve şefkatle temizleyip bünyeden, pansuman yapamıyorsa anne sevecenliğinde insan. O zaman yitip gitmeli bence utancından! Sevgiyi uzak sanırız ama o yanıbaşımızdadır. Belki de tam burnumuzun dibinde. Tanrım bizler ne kadar da körüz… Nefesimizin içinde barındırdığımızı göremeyecek kadar! Oysa hep ıslak gözle dolaşanlar bizler değil miyiz dilimiz de -Sevgi yok-, -sevgi yalan- vesairelerden tekerlemelerle.

Bazılarımız sevgisi uğruna ölebilir, cesurluktur bu! Ama aslolan ölebilmek değil sanki? O acıya katlanabilmek. Biliyorum sadistçe belki ama o yaktıkça elimizi, onu daha sıkı kavrayabilmek. Şu dar kalıp cümlelere sığacak kadar da küçük değildir sevgi. Herkes sığdırdığını zanneder, duygularını ifade edebildiğini. Şair sadece kendini avutur süslü kelimeleriyle. Sevgisini cümlelere sığdırabilecek kadar tanrılaşmadı henüz hiç bir şair. Onlar sadece sığdırdıklarını var sayıyorlar, insanların gözlerini boyayarak süslü kelimelerle.

Ve sen, sevgili sevgilim…
Acına ağlamaktan gözlerim akana kadar,
Ruhumun elleri yitip gidene kadar,
Ömrümdesin, benimlesin…

Dedde.

Minik Davşan

HOPE.

YENİ YILA VE AYIMA İTHAFEN.

image

seviyorum
yeni yılın
heveskar beklentilerini
hani yılgın ve yorgun
ne varsa
sıyrılıp üzerimizden
kurtulacakmışız gibi
yeni yılın eşiğinden geçerken
hani hep aynı tarihi atmanın sıkıntısı
aynı sabahlara uyanmanın bıkkınlığı
günü
haftayı
ayı kurtarmanın yanımıza kar kaldığı
eski
gerçekten eski bir yıldan kurtulmanın
naif ferahlığını seviyorum…
ertelenmiş her şeyin
tutulmamış sözlerin
gidilmemiş yerlerin
ihtimal menziline kandırık bile olsa girmesini
seviyorum…
ihtiyarlama ile yaş almanın
eski yılda yaptıklarıma burun kıvırmanın
kendimce incelmiş ustalığımın
yazdıkça anlamanın farkını
seviyorum…
kibir ile olgunluğun
boş ile dolunun
söz ile eylemin
akıl ile duygunun
almak ile vermenin
bugün ile yarının
sen ile ben’in arasında bir yerlerde
olmadığım
yetmediğim
yine de olmak istediğim
bir yerlerde
sanki
belki
iyi ki başlangıçlarının
hepsini cebimde taşıyarak
varolmak
bu sefer hevesiyle hırslanarak
yeni yılın tazelediği
sanki iyiymişim
herşey iyi olacakmış iyimserliğini takarak yakama
bağırasım geliyor
boyun eğmeyin iyi insanlar
hiç bir şey eskisi gibi olmayacak
her şey iyi olacak
sen istersen
yeni bir yıl olacak…

Minik Davşan

Bir garip kedi Meri

image

Bir garip kedi Meri 4 yaşında arkadaşımın kedisi benim şimdilik bir kedim yok davşanı üzen öküz evden gidince benimde bir kedim olacak.Hem de  kapkara öyle para verip almayacaksın kediyi gideceksin arkadaşım gibi barınaktan alacaksın.Arkadaşım hergün geçtiği yoldan geçerken bir ev  dolusu kedi görmüş o da ben gibi yabancısı buraların ikinci geçtiğinde dayanamamış dalmış kapıdan içeri arkadaşım da ben gibi deli siz ne yapıyorsunuz burda diye sormuş  gönüllü bağışlarla ayakta kalmaya çalışan barınakmış. Arkadaşım derin bir oh çekmiş.Ve Meri takılmış gözüne Meri’yi kimse sahiplenmiyormuş çünkü Meri hastaymış zayıf çirkin onu bakan yaşlı kadın ölünce sokağa salmışlar Meri’yi hamileyken hem de.Bebişler doğmuş barınak almış Meri’yi 2 yavrusu ölmüş başka 2 yavru ya süt anne olmuş.Arkadaşım Meri’yi eve getirmiş 2 hafta önce yanlız hiç yemek yemiyormuş yemek yerken ağlıyormuş arkadaşım ağzını açıp baktığında dişleri berbat durumdaymış iltihap dolu hemen veterinere götürmüş veteriner hiç birşey yapamayacağını söylemiş dururmu bizim kız gitmiş barınağa Meri ‘yi tedavi ettirmeliyiz demiş araştırılınca Ankara ‘da tedaviye gitmiş bir garip kedi Meri.Hem de ücretsiz.Aldığımız habere göre 4 dişi çekilmiş .Cuma günü dönüyor Meri artık gönlünce mama yiyebilir.O artık çok Mutlu Meri.         

Karnım acıyor

image

Minnak davşan çok üzülmüş bugün.
Bir an önce herşey bitsin istiyormuş.
Bu kaostan kurtulmak.Öküz üzmüş davşanı.Minnak davşan bu geceyi sağ salim atlatmalı yarın artık bakıcaz. Davşanın çok yazası varmış lakin parmakları tutmuyor muş. Davşan çok yalnızmış birde korkuyormuş. Ürkek davşan nolacak hep dik dura dura kaybettin vakurluğunu.Salak bir davşan oldun çıktın.Dik dur accık daha sabır davşan accık daha sabır.Amk ellerim yine çok titriyor. İlacımıda içtiydim halbuki. Aklıma yarım bildiğim bir çocuk şarkısı geldi Davşan kaç öküz tut hendek içinde davşan uyuyordu uyuyordu.Davşan kaç öküz tut. (sanırım şarkı değildi bir oyun tekerlemesiydi öküzde tazıydı neyse benim canım böyle istedi).

Davşanı ölsün ona

image

Sonra dedim beklermi ki beni hiç bıkmadan yorulmadan usanmadan çekermi kahrımı bir ömür boyu gögüs gerer mi benimle acıya .Mut u bulmak ne çok şey yazmışım zamanında artık dilimden dökülemiyor sözcükler Lal olup kalıyorum.Hey !Çok sevgili zaman hergün ölüme yaklaşırken çabuk geçmeni diliyorum Mut a beni çabuk ulaştır diye. Beraber uyanmanın zevkini çarçabuk hissedeyim diye. Pardon ama ben bi ölüp geleyim.