gumusdis.com karanfilli tarafından yazılmış tüm yazılar

İsteyen yanımda, istemeyen yolundadır.. Yüreklerde ünlem, akıllarda soru işaretiyim.. Anlayana çok, anlamayana az gelirim.. Benim hiçbir kaybım olmaz.. İsteyen yanımda, istemeyen yolundadır.. Dikkatimi çekmez kimse, Ben dikkat çekerim işime gelirse.. Kalbimde birkaç kişinin adı var; Kiminin altı çizili, Kiminin üstü..! HOŞÇAKAL demek istersen hiç durma.. Ama bunun Merhabası olmayacak unutma...! ( Gabriel García Márquez ) instagram endoplazmikredikulumdidimdi facebook GÜLÇİN KOK

Saykoyum yine.

Bazen o kadar mutlusunuzdur ki!! ömrünüzden bir tık olmadı ,çok tık alan sigaranın son nefesini bile öyle mutlu çekersiniz ki !!sigara mutluluğunuz önünde saygı ile eğilir.Ben vazgeçtim son nefesin,nefesin olsun diye.( nokta)

Reklamlar

Nefes ~

Seni özledim derim su topladı,
dokundum patladı ve tenimden süzülüp toprağa düştü
Toprak mahsül verdi yeni yeni özlemlerim oldu, çoğaldı sığmadı evrene
Hınca hınç, sıkış tepiş yaşıyorum her birinin arasında
Bir gün hepsini ellerimle öldürüceğim sen karşıma gelip dikildiğinde
Şimdi mecburum onlarla yaşamaya, özlemin sırtında yatmaya
Ses et, ses ver bir yerlerden çıka gel
Deniz rengini bulsun, kafam yere insin
toprak mahsül vermeyi kessin
tüm özlemlerim ölsün!

Çok bilgisel.

TİMÜS BEZİ

Genç ve sağlıklı olmak ve kalmak için Timüs’ü eşşek sudan gelinceye kadar dövmek lazım 😂

Timüs bezi, tiroid bezinin altında, göğüs boşluğunda ve soluk borusunun önünde bulunur. Bu bez insanın bağışıklık sisteminin merkezidir. Yani bütün bağışıklık sistemi buradan yönetilir. Timüs bezi ne kadar çok titreşirse kişi o kadar sağlıklı ve bağışıklık sistemi sağlam olur. Anadolu’da ağıt yakan kadınların göğüslerine vurduklarına hepiniz şahit olmuşsunuzdur. Bu refleks kaynaklı basit bir el hareketi değildir. Bu beynin otomatik gerçekleştirdiği bir davranıştır. Kişi göğsüne vururken Timüs bezini titreştirir. Bu sayede üzüntü kaynaklı bağışıklıkta meydana gelen direnç azalmasının önüne geçmeye çalışır. Bu bez ne kadar sıklıkla titreştirilirse kişi o kadar genç ve sağlıklı yaşar ayrıca geç yaşlanır. Sizde parmaklarınızla göğsünüzün ortasına yapacağınız küçük vuruşlarla timüs bezini titreştirebilirsiniz. Yada daha basit bir yolu kullanırsınız. “KAHKAHA” atabilirsiniz. Çünkü kahkaha da göğüs kafesini oynattığı için bu bezi harekete geçirir. Hani yıllar geçer de aradan bir arkadaşımıza rastlarız neşeli halleriyle tanıdığımız bu insanı görünce “hiç değişmemişsin, ne gamsızsın…” deriz ya, işte timüs bezinin gücü. Sonuç olarak kahkaha bağışıklık sistemini güçlendirir ve sizi genç tutar.

Bir de Google’dan bakalım:

Mutluluk ve Timus bezi ..

“Mutluluk bir seçimdir. Mutsuzluğumuz kadere, şansızlığa ve talihsizliğe inancımız ölçüsündedir.”
Mutlu duyguların hissedilmesinde hormonların rolü büyük.Bedenimizde o hormonları salgılayan salgı bezlerinden minicik ama çok güçlü bir salgı bezi var: timus.
Timus uyarıldığında salgıladığı hormonlar kişide haz ve mutluluk duygusu yaratır.Çünkü timus aktive olduğunda bedenin kimyasının değişimine neden olur. Bu değişiklik sinir sistemini sakinleştirir ve beyin fonksiyonlarını hızlandırır. Bu da kişide rahatlama duygusu yaratır.
Avustralyalı Nobel ödüllü kanser araştırmacısı Sir MacFarlane Burnet timus bezinin aktif hale getirilmesiyle insan bedeninin kendisini kanserden koruyabilme yeteneğine sahip olacağını savunuyordu.
Çocuklarda iri olan timus ergenlik döneminde bir ceviz kadar irileşiyor. Ama yas ilerledikçe bir bezelye tanesi kadar küçülüyor, yaşlılıkta ise tamamen köreliyor. Ama bazı insanlarda ileri yaslarda bile hala ceviz büyüklüğünü koruması, bilimin henüz çözemediği alanlardan biri.
Timusun sağlığımız üzerindeki önemli yararlarından biri de T hücrelerini üretiyor olması. T hücreleri denilen lenfositler bedene zarar verebilecek zararlı hücreleri yok ederler. Bu küçük T hücrelerine yaşamımızı borçluyuz. AIDS gibi bağışıklık sistemini çökerten hastalıkların ölümcül olması T hücrelerinin haberleşme hatlarını öncelikle kesmelerinden kaynaklanıyor.
Timus göğüs kafesinin üst kısmının tam arkasında, göğsün tam ortasında yer alıyor.

Timusu uyarmanın üç basit yolu var:

Timusu uyarmanın birinci yolu : Gülmek. Yani gerçek, içten, sıcak bir gülüş, bir kahkaha. Her gülündüğünde timus bezi aktive oluyor. Her aktive olduğunda bedenimize kimyasal dalgalar göndererek kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor.

Timusu uyarmanın ikinci yolu : İki parmakla timusun üzerine gelen noktaya vurulması, yani elle uyarmak.

Timusu uyarmanın üçüncü yolu : Dilin üst dişlerin arkasında damağa ve ağzın tavanına değdirilmesi. Bu da insanin daha iyi düşünmesi ve kendini daha iyi hissetmesine yardımcı oluyor.

Karman çorman ama içim dopdolu.

Eski Türklerde cengaverler savaşırken arkadan gelecek herhangi bir saldırıyı kontrol edebilmek için sırtlarını bir ağaca, kayaya veya taşa vererek ok atarlarmış.

Atalarımız genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş veya kaya olurmuş.

Yıllar sonra sırt dayanan taşın ismi ARKA-TAŞ dan ARKADAŞ şeklinde dilimize yerleşmiş ve bugün güvenebileceğimiz, bizi arkadan vurmayacak olan, samimiyetine güvendiğimiz kişilere verdiğimiz isim olmuştur.

Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar.
Aşk, kendinden emin bir şekilde sorar;
-Ben senden daha samimi ve daha cana yakınım sen niye varsın ki bu dünyada? Demiş…
Arkadaşlık cevap verir: -Sen gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını silmek için…
Hiç bir zaman arkadaşsız kalmaman dileğiyle… Bu hafta ulusal arkadaşlık haftası. Arkadaşlarına onları ne kadar düşündüğünü göster! Bunu tüm ARKADAŞ olarak düşündüklerine gönder, bu mesaji sana yollayana geri göndermek demek olsa bile.. Eğer bu mesaj geri geliyorsa, arkadaş çevrenin gerçek arkadaşlardan oluştuğuna inanabilirsin…
Sevgi ve Dostluk

Kavgayı,
Bir yaprağın üzerine yazmak isterdim…
Sonbahar gelince yaprak kurusun, dökülsün diye…

Öfkeyi,
Bir bulutun üzerine yazmak isterdim…
Yağmur yağınca bulut yok olsun diye…

Nefreti,
Karların üzerine yazmak isterdim…
Güneş açınca karlar erisin diye…

Dostluğu,
Ve sevgiyi,
Yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim…
Onlarla birlikte büyüsün…
Bütün dünyayı sarsın diye……

Sonsuza dek arkadaş kalmak dileği ile… Tüm arkadaşlarım, iyi ki varsınız..

Bunun ile başladığım günüme nefesimin bana yolladığı

bu video ile devam ettim sözleri tam bizi anlatıyor geçmişimi ze bakmıyoruz önümüze bakarak ilerliyoruz .Deli gibi çalışıyoruz ama asla birbirimizin hayatından ödün vermeden saygı ile hergün birlikte gibi birbirimize sevgi ve güç yükleyen mesajlar ile lanet kapitalizm deyip geçemiyoruz çünki harika şeyler başarıyoruz birlikte

Sonra gecenin bir vakti bu mesaj düşüyor kutuma çok sevdiğim dostumdan ve bir daha diyorum ki ben beni bencil olmadan sevdim hayatıma giren herkesi bencil olmadan özgürce sevdim ve ben iyi ki varmışım ve ben gücüm ile kendime haykırıyorum sonuna kadar diren Gülçin.

Saykoyum yine….

” Sanmak ile olmak arasındaki uçurumdan hep nefret ettim. Sanmak; İçinde umutlar, düşler ve heyecanlar vaat eden çok boyutlu bir kavramken, olmak; Gerçeğin sert, kalın, köşeli ve katı üç boyutunu taşır yalnızca… Ne mutludur o, oluşlarının içine sanışlarını da katmayı başaran insanlara…”